ÇEVNAK GERİ DÖNÜŞÜM DE YAPACAK

20 Eylül 2019

Ankara’daki ilk otomatik atık ayrıştırma tesisi olan ÇEVNAK ayda 2500 ton atığı ayrıştırarak geri dönüşüm ekonomisine hatırı sayılır bir katkı sağlıyor. 2012 yılından beri Ankara’da faaliyet gösteren tesis, gelecek yıldan itibaren ayrıştırma kapasitelerini 2 katına çıkartacak.

Ankara’da Çankaya, Yenimahalle ve Gölbaşı ilçeleri gibi kalabalık bölge- lerin atıklarını ÇEVNAK topluyor. Ayrıştırma tesisinde plastiği, kağıdı, metali, camı ayıran ÇEVNAK elde ettiği atıkları geri dönüşüm fabrikalarına gönderiyor. Ankara’daki ilk otomatik atık ayrıştırma tesisi olan ÇEVNAK, şimdi de geri dönüşüm sektörüne giriyor. Topladığı atıkların bir kısmını kendi geri dönüştürmek isteyen firma plastik atıkların geri dönüşümüne başlayacak.

Geridönüşüm Ekonomisi Dergisi olarak biz de ÇEVNAK’ın kurucusu Uğur Bilgiç’i ziyaret edip hikayesini dinledik. Bu işe nasıl girdiğini, tesisin kuruluş hikayesini, gelişmesini, iş birliklerini, hedeflerini ve sektörün geleceğini konuştuk.

Öncelikle kendinizden ve ÇEVNAK’tan bahseder misiniz?

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. 1994 yılında liseden mezun oldum. 3 sene kadar ailemle çalıştıktan sonra ABD’ye gittim. 1997 senesiydi. ABD’de 7 sene yaşadım uluslararası ticaret eğitimi aldım. Döndükten sonra bir süre daha aile şirketinde akaryakıt sektöründe devam ettim. Daha sonra İzmir Menemen’de bir geri dönüşüm fabrikasına ortak oldum. Geri dönüşüm sektörüne de başlamam böyle oldu. Sonra doğup, büyüdüğüm yerde Ankara’da geri dönüşüm işini yapmak istedim. Ambalaj kısmı ile tanıştık. Bu tesisi devraldığımız kişi Ankara’da bu işin kurucularından sayılır. Devraldığımız kişi ambalaj alanına girmem konusunda tavsiyeler verdi. 2012 yılında ÇEVNAK’ı kurdum. Aslında İzmir’deki kuruluşun Ankara uzantısıdır ama buradaki kuruluş yılı 2012’dir.

Öncelik olarak kendi toplamamızı yaparken 3 sene önce Çankaya Belediyesi ile ilk sözleşmemizi yaptık. Belediye firması olarak halen oraya hizmet vermekteyiz. Çankaya Belediyesi’nden sonra Yenimahalle ve Gölbaşı Belediyeleri ile de sözleşmelerimiz oldu. Şu anda toplama yaptığımız 20 aracımız var. 112 çalışanımızla ciddi bir istihdam sağlıyoruz. Belediyelerle birçok proje yaptık. Şimdi başka projeler arayışındayız.

2 sene önce Disan firması ile bir proje geliştirdik. Biliyorsunuz Disan firması geri dönüşüm sektöründe özellikle makine üretimi konusunda öncü firma- lardan. Ankara’da ayrıştırma tesisi olmadığını gördük ve buraya otomasyonlu bir ayrıştırma tesisi yapmaya karar verdik. Ankara’da, karışık atık çok fazladır ve konut ağırlıklıdır. Bu atıkların ayrışması en zor olanıdır. Bir sanayiden atıklarını aldığınız zaman zaten daha çok karton, naylon temellidir. Biz en zor atıkla uğraşıyoruz. Bunun haricinde belediyelerde de bu atıkların karışık olamaması için sürekli bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Makine ile alakalı birimde de şöyle bir şey oldu. Geri dönüşüm sektöründe teknolojinin önemi yeni yeni anlaşılıyor. Sektöre sonradan girmiş olmamı- za rağmen biz daha 3 sene önceden gördük. Böyle ayrışma olmaz. Atığın geri dönüşümü kalitesindendir. Düşünsenize çöple karışmış bir atığı, kartonun, kâğıdın ıslanmasından sonra bunların hiçbir şekilde verimliliği olamıyor. Biz bilinçlendiriyoruz, ayrıştırıyoruz ve yüzde 95-97 oranında kaliteli atık çıkartıyoruz. Çünkü otomasyonla yüzde 95 oranında ayrış- tırma yapabiliyoruz. Tecrübelerimizden yola çıktığımızda şunu gördük ki ilkel ayrışmada ister istemez kağıtlar kartonlarla karışabiliyordu ve küçük parçalar ortaya çıkamıyordu. Bizim buradaki otomasyon sistemimiz sayesinde biz önce kademe kademe elekler aracılığıyla büyük atıkları birbirinden ayrıştırıyoruz. Yani büyük atığı başka bir yere çekiyoruz. Böylece büyük atıklar tertemiz gelmiş oluyor. Küçük parçalar ortaya çıkıyor. Onları da büyük parçadan küçük parçaya eleye eleye ayrıştırıyoruz. Metalleri de mıknatıslarla hiç el değmeden ayrıştırabiliyoruz. Son olarak elle ayıramadığımız çok küçük parçalar da son bir kez elekten geçip başka bir yere ayrıştırılıyor. Karışık kağıtları da başka bir fabrikaya götürüyoruz. Sektöre geç girmemize rağmen 5 sene içerisinde hem belediyeler anlamında hem hizmet anlamında hem teknoloji anlamında kendimizi geliştirdik.

Şimdi de geri dönüşüm sektörüne giriyoruz. Topladığımız atıkların bir kısmını kendimiz geri dönüştürmek istiyoruz. 1 ay içerisinde de plastik atıkların geri dönüşümü ile geri dönüşüme başlayacağız. Başladıktan sonra tekrar bir katma değer katmış olacağız.

Peki atık toplama sürecini nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Hangi atıkları topluyorsunuz?

AGED ile çalışıyoruz. Geçen sene de onlarla çalışmıştık. Vakıflardan da destekler alıyoruz, aldığımız destekleri de toplamada kullanıyoruz. Nasıl oluyor? Mesela, iç mekan kutuları dağıtıyoruz. Bugüne kadar binlerce kutu dağıtmışızdır. Böl- gede metal kumbaralarımız var. Ambalaj atıkları için özel kumbaralarımız var, sıfır atık ile ilgili yaptığımız alanlarımız var. AVM’ler olsun, askeriyeler, bölgemizdeki bakanlıklar olsun…Oralarda sıfır atık getiri merkezleri yaptık. Bizler buralarda atığın görülmesini sağlıyoruz. Eski tip, sanayi tipi konteynırların hepsinin kaldırılmasını talep ettik. Burası kentsel bir bölge, konteynırları kaldırdık hepsinin yerine sıfır atık merkezleri yaptık. Yaptığımız bu yerlere günlük araçlar gönderiyoruz. Bizim mesaimiz 8’de başlar 6’da biter. Ofislere kadar, 2 torba atık birikti- ren evlere kadar her daireye giriyoruz. Sürecimiz bu şekilde devam ediyor.

Birkaç Whatsapp grubumuz var, bize anlık istekler gelir. O bölgede en yakın araç oraya hemen sevk edilir. Böylece atıklar hiç bekletilmeden zamanında alınır. Daha sonra topladığımız atıklar buraya geliyor karışık bir halde. Biz de otomasyon sistemimizle onları ayrıştırıyoruz. Ayrıştırdıklarımızı da geri dönüşüm fabrikalarına gönderiyoruz.

Türkiye’nin en kalabalık ilçesi Çankaya’da hizmet ediyorsunuz. Burada günde, ayda ne kadar atık toplanıyor?

Firma olarak 3 tane belediyeyle anlaşmamız var. Ayda topladığımız atık yaklaşık 2500-3000 ton arası değişiyor. Dönemsel olarak bu oran tabii ki değişkenlik gösteriyor, mesela Çankaya bölgesi tüm kamu kuruluşlarının, devlet kuruluşlarının olduğu bir bölge. Okulun tatil olduğu dönemlerde, resmi tatil dönemlerinde değişiklik gösteriyor, zaten firmamızın da kuruluş amacı bu yönde. O kadar karışık bir atık var ki burada, bunları ayrıştırmanın tek yolu da yine teknolojiden geçiyor. Biz bunu başardık. Dediğim gibi yüzde 95-97 oranında atık ayrıştırabiliyoruz. 2500- 3000 bin ton atığı ayrıştırmanın top- lanması zor, ayrıştırması zor toplama kısmında değil ama ayrıştırma kısmın- da çift vardiya çalışıyoruz.

Bütün atıkları toplamak için neler yapmak lazım? Neden toplanamıyor tüm atıklar?

Atıkların toplanamama sebebi çöpe karışması. Almanya örnek verilebilir nüfusu neredeyse bizim nüfusumuz kadar. Orada atıkları toplama oranı yüzde 98. Türkiye’de ise sadece yüzde 5. Sıfır Atık Projesi ile beraber şöyle bir bilinç başladı: Biz aslında bu eğitimleri çocuk yaşta almalıydık. Atığın varlığını bilmek, atığı tanımak gibi kavramlar bizde yoktu. Çocuk yaşta başlaması gerekiyordu. Biz şu anda bu eğitimleri veriyoruz. Peki yetişkinler ne olacak? Yetişkinlerde de şöyle bir şey oldu: Devlet kurum kuruluşların hepsine sıfır atık birimi ile beraber konteynır da yerleş- tirdi. Atık alanları için destek vermeye başladı, sıfır atık alanlarının kurulması için belli meblağlarda paralar ödemeye başladı. Bize, ‘Biz ayrı ayrı kutularda atıkları biriktiriyoruz ama sen gelip tek arabayla hepsini karıştırıp gidiyorsun’ diyebilirler. Ayrı ayrı toplamayı yapabilmek için Almanya gibi her çöp için farklı araba gönderebilecek seviyeye gelmemiz gerekiyor. Böyle bir ekonomik güç zaten yok şu anda, bu daha başlangıç. Sizler atığı tanıyın, bununla başlayın. Biz tesis olarak bunun için varız. Topla- nan bu atıkları biz zaten ayrıştırıyoruz.

Şimdi kurumlardan ambalajlar toplanmaya başladı. Toplanan bu ambalajları biz zaten ayrıştırıyoruz ve herkese de sizin topladığınız atıklar ayrıştırılıyor diye de bilgi veriyoruz. Bazı kurumlar masa altından çöpleri kaldırıp koridora geri dönüşüm kutularımızdan koyduklarını söylüyorlar. Böylece çöpler azalıyor, geri dönüşüm kutularımız doluyor biz onları ayrıştırıyoruz ve böylelikle ekonomiye katkı sağlamış oluyoruz. Bu sene itibari ile bizim atık ayrıştırma oranımız yüzde onları geçecektir. Seneye oranımız daha da artacaktır. Hatta 2021’de başlayacak olan depozito sistemiyle ayrıştırma oranımız yüzde 60-70’leri geçecektir. Atığın çöpe karışmaması lazım işin temel prensibi bu. Şu an kamu kuruluşlarının hepsi bunu yapmaya başladı ama bizim evlere kadar inmemiz lazım.

Depozito sistemi ile alakalı sizin çalışmalarınız olacak mı?

Olacak. Bu sistemle alakalı nasıl bir projemiz var size onu söyleyeyim. ABD’de öğrencilik zamanımda ben bunu 22 sene önce gördüm. Biz atıkları ayrıştırıyorduk ve marketlerde bunu paraya çevirip alışverişimizden düşe- biliyorduk, bu çok maliyetli bir sistem. 2021’de depozito sisteminin geçerli kılınabilmesi için bu cihazların marketlere, sokaklara indirgenmesi lazım. Biz firma olarak bu tür cihazların depozito yani ödül sistemiyle ayrışmaya yönelik bir alanında, kendi bölgemizde AVM’lerle beraber birkaç firma ile görüşme içe- risindeyiz ve bu cihazları kendi bölgemizde yerleştirmeyi düşünüyoruz. Marketler zaten kendileri bu cihazları koyacaklar, aldıkları atıkları satabilecekler. Mevzuat bu yönde gidiyor. Muhtemelen seneye bunu oturtmuş oluruz. AGED Genel Müdürü Osman Kaytan geçen sayıda bahsetmişti. Ödül ve ceza sisteminin kesin olarak gelmesi lazım. Özellikle ödül sistemi için bazı üniversitelerin çalışmaları olduğunu biliyorum. Bazı belediyelerin de çalışmaları var. “Atığınızı toplayın çevrenize bir katkınız olsun’’ şeklinde çalışmalar yapıyorlar. Duyduğum kadarı ile bayağı atık da toplanmış.

Tesisinizin diğer tesislerden teknolojik olarak farkı ne?

Tesisimiz, Ankara’daki otomasyon sistemli ilk ayrıştırma tesisi. Atıklarımız eleklerle birbirinden ayrıldıktan sonra mıknatıslarla metalleri çekeriz. Bu işlemden sonra elle alamadığımız küçük kağıtları optik okuyucu ile belirler ve ayrıştırırız bunu da Türkiye’de ilk biz kullandık. Hatta büyük bir başarı da sağladık. Şimdi optik okuyucular üzerinde de bir çalışmamız var. Başarabilirsek bunun da her yere yayılmasını sağlamak istiyoruz ama çok ilerde bir proje şu an sadece o konuyla alakalı Ar-Ge yapıyoruz.

Peki sizce geri dönüşüm neden önemli?

Bunun bir çevre bir de ekonomik tarafı var; mesela son günlerde deniz kirliliği ve denizlere karışan plastikler ve poşetlere gelen ücret gündemde. Bunun yanında çöpe karışan ve ekonomik değeri çok yüksek olan o kadar çok atık var ki. Atıkların yüzde 5’i ayrıştırılabiliyor demiştik. Yüzde 95’i çöpe karışıyor. Hem çöp oranınız artıyor hem de çöpün de kalitesi düşüyor. Biliyorsunuz çöpten de artık enerji üretiliyor. Yüzde 95’i çöpe giden atıkların ekonomik değerinin milyarlar düzeyinde olduğu söyleniyor, bu ülke ekonomisine çok büyük bir zarar. Geri dönüşüm ekonomisi neden önemli? Çünkü gıda gibi hiç bitmeyecek aksine azalacak. Tükettiğiniz her malda ambalaj var internetten yaptığınız her alışverişin sevki bir ambalaj bir kutuyla yapılıyor. Sektör büyüyor ve dediğim gibi 7/24 üretilen bir şey bu. Siz uyur- ken bile ambalaj atığı üretiliyor.