Cepi: AVRUPA’DA KAĞIT VE KARTON TÜKETİMİ İLE ÜRETİMİ 2025’TE GERİLEDİ
5 Mart 2026Avrupa Kağıt Sanayileri Konfederasyonu (Cepi), 2025 yılında Avrupa’da kağıt ve karton (P&B) tüketimi ile üretiminin zayıf ekonomik ortam, artan düzenleyici yük ve yükselen ticaret gerilimleri nedeniyle gerilediğini açıkladı.

Cepi’nin 17 Şubat’ta yayımladığı ön verilere göre, üye ülkelerde kağıt ve karton üretimi 2025’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 1,5 azaldı. Bu düşüş, 2024’te kaydedilen yüzde 5,9’luk toparlanmanın ardından geldi. Sektör, 2023’te yüzde 12,9’luk sert bir daralma yaşamış ve 2021’den bu yana toplam düşüş yüzde 18,2’ye ulaşmıştı.
Üretimdeki gerileme; olumsuz makroekonomik koşullar, yıl boyunca süren stok eritme eğilimi, yüksek enerji ve üretim maliyetlerinin sektöre etkileriyle bağlantılı oldu. Ayrıca Avrupa’daki artan düzenleyici baskılar, jeopolitik sorunlar ve ticaret gerilimleri de tabloyu ağırlaştırdı.
Cepi açıklamasında, “2025’te piyasa koşulları zorlu kalmaya devam etti. Talep tarafındaki zayıflık, süregelen maliyet ve düzenleyici baskılar üretim, ticaret ve fiyat dinamiklerini şekillendirdi” denildi.
Üretimde ambalaj nispeten dirençli, grafik kağıdı sert düştü
2025 ön verilerine göre ambalaj kağıtlarında üretim genel olarak yatay seyretti ve yüzde 0,2 artış gösterdi. Bu segmentte oluklu mukavva üretimi, taşımacılık ambalajına yönelik nispeten güçlü talep sayesinde yüzde 1,7 arttı. Buna karşılık karton üretimi perakende ve tüketim mallarındaki zayıflık nedeniyle yüzde 5,6 geriledi. Sarma kağıtlarında ise yüzde 1,0 artış kaydedildi.
Grafik kağıt üretimi ise yapısal daralmanın sürdüğünü göstererek yüzde 7,2 düştü. Gazete kağıdı üretimi yüzde 7,5 azalırken, baskı ve yazı kağıtları tüm alt kategorilerde geriledi. Temizlik kağıdı (tissue) üretimi de 2024’e göre yüzde 0,8 düşüş gösterdi.
Küresel ölçekte ise 2025’te kağıt ve karton üretimi genel olarak yatay (-%0,3) seyretti. Çin’de yüzde 2,9, Brezilya’da yüzde 0,1 artış görülürken; ABD, Japonya, Kanada ve Güney Kore’de üretim yüzde 1,9 ile yüzde 5,7 arasında geriledi.
Tüketim de düştü
Cepi üyesi ülkelerde görünür kağıt ve karton tüketimi, 2025’in ilk dokuz ayına ilişkin verilere göre yüzde 2,2 azaldı. Düşüşte en büyük pay, yüzde 7,9 gerileyen grafik kağıt talebine ait oldu. Temizlik kağıdı talebi de yüzde 1,9 azaldı.
Ambalaj tarafında ise karma bir tablo ortaya çıktı. Karton tüketimi üretimdeki düşüşe paralel olarak gerilerken, oluklu mukavva talebi yüzde 0,2 ile sınırlı bir düşüş gösterdi. Sarma kağıtları yüzde 0,5 artış kaydederek ambalaj segmentine sınırlı destek sağladı.
Dış ticaret dengesi zayıfladı
2025’in ilk dokuz ayına ilişkin kümülatif verilere göre, kağıt ve karton sevkiyatları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,0 azaldı. Cepi üyesi ülkelerden yapılan ihracat yüzde 4,4 geriledi ve çoğu hedef pazarda düşüş kaydedildi.
Avrupa’nın komşu ülkelerine, Kuzey Amerika’ya ve Asya’ya ihracat azalırken, Latin Amerika’ya ihracat yüzde 17,4 artarak tek güçlü büyüme bölgesi oldu. 2025’te ihracat, toplam üretimin yaklaşık yüzde 19’unu oluşturdu.
İthalat ise 2024’teki güçlü artışın ardından 2025’in ilk dokuz ayında yaklaşık yüzde 4,3 azaldı. Cepi, “Sonuç olarak kağıt ve karton dış ticaret dengesi bir önceki yıla kıyasla zayıfladı, ancak genel olarak pozitif kalmayı sürdürdü” değerlendirmesinde bulundu.
Selüloz ve geri dönüşümde de gerileme
Toplam selüloz üretimi (entegre ve pazar selülozu dahil) 2025’te yüzde 1,2 düşerek yaklaşık 33,3 milyon tona geriledi. Mekanik selüloz üretimi yüzde 8,1 azalırken, kimyasal selüloz üretimi yüzde 0,7 artarak toplam üretimin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturmayı sürdürdü.
Pazar selülozu üretimi yüzde 2,1 artış göstererek 2020’den bu yana gözlenen ortalama seviyelere yakın kaldı ve daha istikrarlı işletme koşullarından faydalandı.
Geri dönüşüm için kullanılan atık kağıt miktarı yüzde 1,3 azaldı. Bu düşüşte, özellikle grafik kağıt türlerindeki azalan kullanım etkili oldu. Eski gazete ve dergi kullanımı yüzde 16 gerilerken, eski oluklu ve kraft kağıt kullanımı yüzde 1,7 arttı.

Cepi Genel Direktörü Jori Ringman, “Yetersiz talep üretim için önemli bir sınırlayıcı faktör olmaya devam ediyor. Fosil bazlı malzemelerin yerine alternatiflerin kullanımı açısından büyüme potansiyeli var; ancak burada fosil bazlı malzemelerle eşit olmayan bir rekabet ortamı ve tüketici tercihlerinde asimetrik bilgi sorunu ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.